TBMM Genel Kurulunda Amasra Maden Kazası Araştırma Komisyonu raporu görüşüldü

TBMM Amasra Maden Kazası Araştırma Komisyonu Başkanı Taner Yıldız, “Kazanın meydana geldiği ocakta detaylı inceleme yapılması ve yargı sürecinin tamamlanmasıyla olayın tüm açıklığıyla ortaya çıkacağı ve sorumluların hak ettiği cezaya çarptırılacağı inancındayız.” dedi.

TBMM Genel Kurulunda, Bartın’ın Amasra ilçesinde meydana gelen maden kazasının tüm yönleriyle araştırılarak benzer kazaların önlenmesine yönelik tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu raporu görüşüldü.

İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, maden kazasında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek, kazaların oluş sebebinin “özelleştirme uygulamaları, havza madenciliğinden vazgeçilmesi, mevzuattaki eksikliklerin giderilememesi, teknik eksiklikler, işçilerin eğitim eksiklikleri, denetim eksiklikleri, örgütlenmedeki sorunlar, siyasi öncelikli liyakatsiz atamalar” olduğunu ifade etti.

Amasra maden kazası ve diğer maden kazalarının tamamında teknik, siyasi, sosyal ve ekonomik pek çok neden bulunduğunu dile getiren Yokuş, “Denetimsizlik ve alınmayan tedbirler nedeniyle hayatını kaybeden maden işçilerimiz kamu vicdanımızın en büyük yarası olmuştur. Yasalar ne kadar yeterli ve uygun olursa olsun, uygulanması da o kadar önemlidir. Bunları uygulayacak kadroların liyakatli olması, işinin ehli olması gerekmektedir. Birçok maden faciasında olduğu gibi Amasra’daki kazanın da liyakatsiz yönetim ve ihmalkarlıklar yüzünden meydana geldiği aşikardır.” diye konuştu.

Taşkömürü Kurumu yetkililerinin kaza kanaat raporunun, sorumluluğu ve suçu, bireysel hatalara, hayatını kaybeden emekçiler ile tutuklu birkaç yöneticiye yükleme çabasında olduğunu öne süren Yokuş, “Asıl sorumluluk kişisel değil sistemseldir. Gerçek suçlu, 2005 yılında özel firmayla yapılan sözleşmeyle Amasra havzasının ruhsatını bölen kurum ve bakanlık yetkilileri, yani siyasi iktidardır.” değerlendirmesinde bulundu.

HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay Pekgözegü, Amasra’daki madende yaşananların “katliam olduğunu” ileri sürdü.

Komisyon çalışmasının raflarda kalmamasını isteyen Pekgözegü, maden kazalarına, iş cinayetlerine son verecek bir yol haritasının çizilmesi gerektiğini dile getirdi.

HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Amasra’da yaşananların “maden kazası” değil bir “katliam, cinayet” olduğunu savundu.

Kenanoğlu, Soma maden kazasından sonra kurulan komisyonun yapmış olduğu öneriler yerine getirilmiş olsaydı, Amasra ve benzer faciaların yaşanmayabileceğini ifade etti.

“Yanlış politikalar yüzünden 7 büyük maden faciası yaşandı”

CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, iş kazalarının, Türkiye’nin kanayan yarası haline geldiğini ileri sürerek, “Ülkemizde 2009 yılından bu yana uygulanan yanlış maden politikaları yüzünden 7 büyük maden faciası yaşanmıştır. Bursa Mustafakemalpaşa’da, Balıkesir Dursunbey’de, Zonguldak Karadon ve Kozlu’da, daha sonra Ermenek’te, Soma’da, Şırnak’ta 7 büyük maden kazası yaşanmıştır. Bu facialar zincirinin son halkası da yani 8’inci büyük maden faciası da maalesef Amasra’da yaşanmıştır ve bu kazada da 43 işçimizi yitirdik.” diye konuştu.

Komisyon raporunda belirtilen görüş ve önerilerin dikkate alınmasını umduğunu dile getiren Demirtaş, ancak raporun, kaza mahalline inilemeden hazırlandığı için eksik ve yetersiz olduğunu savundu.

Bu raporu, kazanın oluş şekliyle ilgili senaryosunu sensör verileri, otopsi raporları gibi teknik verilerin doğrulamadığını iddia eden Demirtaş, “Bu sebeple, biz kazanın gerçekleşme senaryosuyla ilgili 34 maddeden oluşan görüş ve önerilerimizin tamamını muhalefet şerhinde kapsamlı ve detaylı bir şekilde belirttik.” diye konuştu.

Demirtaş, kazanın oluşmasında en çok etkisi olan sebeplerden birinin liyakatsiz ve beceriksiz yöneticiler olduğunu ileri sürdü.

CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, “Bu komisyon raporundaki kaza senaryosu eksiktir, hatalıdır ve bilime de aykırıdır. Facianın sorumluluğu tek bir kişiye, hayatını kaybeden barutçunun üzerine atılmak isteniyor. Oysa, bu faciada zincirleme ihmaller var.” değerlendirmesinde bulundu.

Yavuzyılmaz, kazanın nasıl yaşanmış olabileceğini anlattığı konuşmasında, iktidarın, ihmallerin sorumluluğunu şehit madencilerin üzerine atmak istediğini savundu.

Baretli tepki

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, yerinden söz talep ederek yaptığı konuşmada, 29 Nisan 2014’te kürsüde sarı bir baretle madencilerle alakalı konuşma yaptığını anımsatarak, madenler güvenli hale geldikten sonra beyaz baretle konuşma yapmak istediğini ancak 10 yıldır bunu yapamadığını söyledi.

Özel, “Soma mahkemesi bir daha görülmeden, Soma’daki esas suçlular, yöneticiler, siyasiler, dönemin enerji bakanı, dönemin başbakanı sorumluluklarından dolayı hesap vermeden, Soma’daki madencinin, Amasra’daki madencinin, Ermenek’teki madencinin hesabı sorulmadan, bu düzen değişip de bu hesaplar sorulmadan eğer ki biz de durursak yüreğimiz kurusun.” diye konuştu.

“Güvenlik şartları oluşmadığı için ocakta inceleme mümkün olmamıştır”

AK Parti Kayseri Milletvekili ve TBMM Amasra Maden Kazası Araştırma Komisyonu Başkanı Taner Yıldız, hayatını kaybeden bütün maden şehitlerine rahmet ve yaralılara şifa diledi. Komisyonun çalışmaları hakkında bilgi veren Yıldız, şöyle konuştu:

“Komisyon çalışmalarımız neticesinde, kazanın meydana geliş nedenlerine ilişkin ortaya konulan tüm hususların, kazanın meydana geldiği maden ocağına girilebilecek şartların oluşmasından sonra maden ocağında yapılacak incelemelerin ardından yeniden değerlendirilmeye tabi tutulmasının yerinde olacağı kanaati oluşmuştur. Nitekim, raporun hazırlandığı süre içerisinde yeterli güvenlik şartları oluşmadığı için ocakta yerinde inceleme mümkün olamamıştır. Ocağa ilk defa giriş, Bartın Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görevlendirilen bir heyet tarafından 15 Mart 2023 tarihinde sağlanmış ancak ocağa giren kişilerin can güvenliğini tehdit edecek nitelikteki risklerden dolayı detaylı bir inceleme yapılmadan ocağın aynı barajlardan tekrar kapatılmasına karar verildiği görülmüştür. Kazanın meydana geldiği ocakta detaylı inceleme yapılması ve yargı sürecinin tamamlanmasıyla olayın tüm açıklığıyla ortaya çıkacağı ve sorumluların hak ettiği cezaya çarptırılacağı inancındayız.”

Komisyon raporunda 120 öneri bulunduğunu dile getiren Yıldız, önerilerin, özelde benzer kazaların bir daha yaşanmaması için alınması gereken teknik, yasal ve idari tedbirleri, genelde de maden sektörünün sürdürülebilir madencilik ilkeleri doğrultusunda iyileştirilmesi hususunda kısa, orta ve uzun vadade yapılması gereken değişiklikleri kapsadığını kaydetti. Yıldız, bu önerilerin benzer kazaların önlenmesi hususuna katkı sağlayacağına inandığını belirtti.

MHP İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu, Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği konusunda madenlerde yaşanan problemler ele alındığında bu hususta çalışmaların ve düzenlemelerin yapılmasının önemli olduğuna işaret etti.

Kalyoncu, “Kazaları azaltmak için bir iş sağlığı, güvenliği kültürünün oluşturulması ve altyapı çalışmalarının hızlandırılması, iş güvenliği uzmanlarının yetiştirilip sektöre bir an önce yoğun ve etkin bir şekilde dahil edilmesi önem arz eden hususlardandır.” diye konuştu.

Maden kazalarının önlenemez kazalar olmadığını dile getiren Kalyoncu, Türkiye’nin, maden ocaklarında iş sağlığı ve güvenliği anlayışının yerleşmesi için uluslararası düzenlemelerle uyumlu hareket ettiğini ve bu doğrultuda pek çok yasal düzenleme yapıldığını anlattı.

Kalyoncu, raporda sunulan önlemlerin ilgili kurumlar tarafından dikkate alınarak uygulanmasının Türkiye’de birçok sorunu çözeceğini düşündüklerini kaydetti.

AK Parti Grup Başkanvekili Yılmaz Tunç, Amasra’da meydana gelen kazanın herkesi derinden sarstığını ve üzüntüsünün hala yüreklerinde olduğunu vurguladı.

Gereken tedbirlerin alınarak bundan sonra bu tür üzücü kazaların meydana gelmemesi için gerekli çalışmaların yapılacağına yürekten inandığını dile getiren Tunç, yapılan konuşmalarda kazada kusur durumuyla ilgili “Ölen madencilerin üzerine kusur atfediliyor” şeklindeki cümlelerin doğru olmadığını belirtti.

Tunç, kazayla ilgili ön rapor olduğunu ve kesin bir raporun henüz hazırlanmadığını ifade ederek, kazanın yaşandığı yere hala girilemediğini ve incelemeler yapılamadığını söyledi.

İncelemeler yapıldıktan sonra kesin raporun ortaya çıkacağını anlatan Tunç, “O nedenle, madenci yakınlarını, onların eşlerini üzecek ifadeler kullanmamak lazım. Biz onların hakkını sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir